Şirketinizdeki en kritik yönetici koltuğu yarın boşalsa, o koltuğu kimin dolduracağı gizli bir kasada saklanan mühürlü bir zarf mı?
Yetenek yönetimi ve yedekleme planlamasında (Succession Planning) İK liderlerinin en çok tartıştığı ikilemlerden biri budur: Listeleri tamamen gizli mi tutmalıyız, yoksa herkesle açıkça paylaşmalı mı?
Tamamen gizli yürütülen havuzlar kurumsal adalet algısını zedelerken; isimleri doğrudan ilan etmek de taht kavgalarını ve yanlış beklentileri tetikleyebilir.
Uygulamada en sağlıklı dengeyi sağlayan yaklaşım "Kademeli Şeffaflık" modelidir:
- Adayın Haberi Olmalı: Bir çalışanı kritik bir rol için yedek olarak belirlediyseniz, bunun adaya söylenmemesi en büyük hatadır. Haberi olmayan aday stratejik gelişim programına motive olmaz; hatta şirketin kendisine değer vermediğini düşünerek ilk fırsatta ayrılabilir. "Sürpriz terfi" modeli modern İK'da geçerliliğini yitirmiştir.
- Organizasyona Karşı İsimler Gizli Kalmalı: Kimin hangi koltuğun yedeği olduğu tüm şirkete ilan edilmez. Ancak o havuza girebilmek için gereken performans, yetkinlik ve kıdem kriterleri şeffaf bir şekilde herkes tarafından bilinmelidir.
- Tek Değil, Çoklu Aday: Kritik her koltuk için tek bir yedek belirlemek risklidir. En az 2-3 kişilik kademeli bir havuz (biri hemen hazır, diğeri gelişim aşamasında) kurgulamak organizasyonun sürekliliğini güvence altına alır.
Yedekleme planlaması koltuğu doldurma egzersizi değil; potansiyeli elde tutma (retention) ve liderleri geleceğe hazırlama stratejisidir.
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!