İş sözleşmelerinin imza aşamasında beyaz yaka adayların önüne konulan o standart maddelerden biri:
"Ücret gizliliği esastır. Çalışan, maaşını hiçbir surette diğer çalışma arkadaşlarıyla paylaşamaz. Bu kuralın ihlali iş akdinin derhal haklı nedenle feshini gerektirir."
Peki, imzalanan bu sözleşmeler gerçekten çalışanların kendi aralarında maaşlarını konuşmasını tamamen yasaklayabilir mi? Bir çalışan arkadaşına zam oranını söyledi diye tespiti hâlinde derhal ve tazminatsız işten çıkarılabilir mi?
Piyasada yaygın bir efsane olsa da hukuki gerçeğimiz çok daha farklıdır: Hayır, o maddeler mutlak bir yasak getirmez.
Yargıtay'ın yerleşik kararları (örneğin 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/5212 E. sayılı ilamı) bu konuda çok net sınırlar çizer:
- Ticari Sır ile Bireysel Hak Farklıdır: İşverenin ticari sırları, kâr marjları veya bütçe formülleri gizlenebilir ve korunabilir. Ancak çalışanın kendi emeğinin karşılığı olan bireysel maaş miktarını arkadaşlarından saklamasını mutlak bir suç hâline getiren klozlar hukuken geçersizdir.
- Haklı Fesih Gerekçesi Olamaz: Bir çalışanın meslektaşıyla maaşını paylaşması veya piyasa koşullarını kıyaslaması İş Kanunu m. 25 kapsamında "ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık" veya sadakat borcu ihlali sayılmaz. Bu nedenle yapılan fesihler mahkemede "haksız fesih" olarak değerlendirilir.
- Eşitlik ve Hak Arama Dengesi: Çalışanların ücretlerini bilme ve konuşabilme hakkı; İş Kanunu m. 5'teki "eşit davranma ilkesi" ve ayrımcılık yasağının denetlenebilmesinin tek yoludur. Ücret gizliliği kisvesi altında şirket içindeki olası ücret dengesizliklerinin üstü örtülemez.
Ücret gizliliği, çalışanların sesini kısmak veya adaletsizlikleri halı altına süpürmek için bir disiplin sopası değildir. Gerçek güven ve şeffaflık, yasaklarla değil; adil, piyasaya uyumlu ve liyakate dayalı ücret mimarisiyle kurulur.
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!