Bir departmanda işten ayrılmalar arttığında veya ekipte tükenmişlik sinyalleri başladığında masaya gelen ilk öneriler genelde benzer olur:
"Maaş skalasını revize edelim, stres yönetimi eğitimi organize edelim, belki ofise birkaç sosyal alan ekleriz."
Oysa sahadaki problem çoğu zaman bunlarla çözülmüyor.
Örgütsel psikolojide çok sağlam bir çerçeve var: Job Demands-Resources (JD-R) Modeli. Model şunu söylüyor: Her işin iki boyutu vardır.
- İş Talepleri: Zaman baskısı, operasyonel yük, rol karmaşası, müşteri stresi.
- İş Kaynakları: İnisiyatif kullanabilme alanı, net geri bildirim, net eskalasyon yolları, yönetici ve ekip desteği.
Tükenmişlik, çalışanların sadece "çok çalışmasından" kaynaklanmıyor. Asıl tükenmişlik; yüksek iş taleplerinin, yetersiz iş kaynaklarıyla baş başa bırakıldığı yerde başlıyor.
Üretim hattında, sahada veya operasyon merkezinde teslim tarihlerini ya da işin hacmini bir gecede yarıya indiremezsiniz. Piyasa gerçekleri ve işin doğası buna izin vermez.
Fakat şunu yapabilirsiniz: Ekibin üzerindeki talebi hemen azaltamıyorsanız, iş kaynaklarını artırabilirsiniz.
Nasıl mı?
- Her küçük onay için yöneticisine gitmek zorunda kalan uzmana belirli sınırlar dahilinde karar yetkisi vererek.
- "Ne yapmam gerekiyor?" belirsizliğini ortadan kaldıran net görev ve eskalasyon sınırları çizerek.
- Geri bildirimi sadece hata yapıldığında değil, süreç akarken düzenli vererek.
Çalışanı ayakta tutan şey işin kolaylığı değil; işi yaparken sahip olduğu yetki, destek ve psikolojik güvenlik alanıdır.
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!